Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Futbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2009 Salı

CL 3/1


Bu akşam inanılmaz maçlar oldu. E grubunda Benitez son dakikada boyun eğdi. F grubunda Inter ve Barça puan kayıpları yaptı. Özellikle Nou Camp'taki mağlubiyet beklenmiyordu. G sıkıcı bir grup naparlarsa yapsınlar. H grubunu son dakika golleri belirledi. Zico, sonradan oyuna aldığı Stoltidis ile güldü son saniyede. Mali krizle birlikte sıkıntılı günler yaşayan AZ'de son dakikada attığı beraberilik golüyle Arsenal karşısında moral buldu. Birbirinden enteresan maçlar oldu ancak biz hiçbirini canlı seyredemedik tabi. 00.20'yi bekleyeceğiz özetler için..

6 Ekim 2009 Salı

Delü


Benim hemşeri yine coşmuş.. Fenerbahçe'den iyiyiz demiş.. Carlos geldiğinde ona da vardı iki çift lafı, ne beklersin.

30 Eylül 2009 Çarşamba

CL 2/1


*Fiorentina ilk yarıda kesmiş cezayı. Benitez'in evlatları vasat bir görüntüde İtalya'da. Lyon rahat geçmiş Debrecen'i. 3 duran topla rahatlamışlar zaten.

*Barça bildiğimiz telden, Kiev fark yemediyse kalecisine dua etsin. Rubin Kazan biraz tecrübeli olsa Inter'i dağıtırmış. Mourinho ne demiştir maçtan sonra merak ediyorum. Eto'o da fazla durmaz Milano'da.

*Stuttgart, Romanya takımı Urcizeni'yi deplasmanda yenememiş. Bu gruptan da çıkamazlarsa zaten yapacak bir şey yok onlar için. Sevilla rahat geçmiş Rangers'ı. İskoç ile Alman didinir ikincilik aşkına.

*AZ - Liege maçı beklendiği gibi berabere bitmiş. Zor almış puanı Liege ama haketmemiş değil. Zico'lu Olympiacos'da iyi direnmiş Londra'da. Nikopolidis hayatının maçını oynamıştır heralde ama yetmemiş.

29 Eylül 2009 Salı

Nerde bu CL ?

Doğan Grubu futbol düşmanı bir yönetime sahip galiba. Yılların geleneğinin de içine ettiler. Ben kendimi bildim bileli CL Maçlarını Star TV'den takip ettim. Uzan Grubu karıştı, devlet el koydu, öyleydi böyleydi ama yinede canlı maçlarımızı izledik. Avrupa Ligi'ni aldıktan sonra takımımızın maçlarını işkence şeklinde izleyeceğimizin farkındaydık zaten. Devler Ligi'nden ne istediniz. Bütün maçları koymuşlar D-Smart'ın bilmemkaçıncı kanalına. O kadar maç arasında Fiorentina - Liverpool yok. Bu zaten başlı başına bir hata. Herkes dua etmeye başlasın, Ocak'ta Süper Lig'in yayın hakkını almasınlar.

Edit: Prison Break ve ardından CL özetleri biraz yumuşattı ortamı.

24 Eylül 2009 Perşembe

Kaçırmayın !

Özenle seçilmiş, tek tek ayıklanmış bu güzide yorumcuların bir arada bulunduğu; mutlaka izlenmesi gereken bir spor programı! Her pazar CINE5 'te.. Aman kaçırmayın..

17 Eylül 2009 Perşembe

Peh !

Sabri Sarıoğlu'nun Fenerbahçe versiyonu.. Bir insan Sabri bile iyidir diyebiliyorsa, Uğur için yapacak pek bir şey yoktur. O insan da benim. Rest çekmiş, kimsin birader sen. Ben nasıl oynamam kaprisini yapabilecek gücü nerden buluyor? Fenerbahçe'yi masonlar yönetiyor da bu adam o grubun üyesi mi? Daniel Alves'ten hızlı olmanın kredisi kaç sezondur? Aziz Yıldırım'ın üvey evladı mı? Bu soruları çokça arttırabilirim... Amatör kulüpte oynasa, maç çıkışı ağzını burnunu kırarlar bu adamın. Sevmiyorum lan seni.

Bu nasıl düşürme ?

Ankaraspor düştü, düşürüldü.. Asıl kahramanlar resimde tabii ki.. Ucu dokunmaz onlara! Neyse ayrıntıları fazla bilmediğim için konuşmayacağım. Anlamadığım neden 1. Lig'e düşürüldü? Sokarsın yerin dibine, başlasın en alttan. Çok da önemli bir kulüp değil hatta Hacettepe, İBB, Kasımpaşa alsın götürsün yanında hepsini. İlerde başbakan olursam Kocaeli'yi CL'ye yollayacağım; cumhurbaşkanı olursam da 70 bin kişilik stad sözüm olsun. Neyse, Ankaragücü istiyordu Ankaraspor'daki adamları, birleşiriz koklaşırız diye. Acaba Ankaraspor futbolcularına tanınacak 15 günlük transfer süresinde kaçı Ankaragücü'ne geçecek? Merak ediyorum..

CL #1

Beşiktaş 5. viteste, Mancester United rolantide götürdü maçı. Sonuç; yaşlı adam koydu kafayı. Mustafa Denizli'nin seçimleri pek mantıklı değildi. Bobo'yu kadroya almamak baştan kokutmuştu zaten. Sıkıyosa götürme Rusya'ya Denizli, çekersin bir 0 daha.. Deli İbrahim ilk yarı Valencia ile iyi boğuştu(boğuşmaya çalıştı) ama ikinci yarı hali kalmamış olsa gerek ki yerden yere vurdu kendini.. Yusuf bile kurtaramadı Beşiktaşı! Dünya'nın en büyük 'Çarşı'sı nı da gördük bu maçta.. Ferguson beğenmiş; Türkiye'ye gelip de aferim seyirci demeyen bir teknik adam görmedim. Geçelim diğer maça; Almanya'nın bu seneki hayal kırıklığı bu aralar karışık olan CSKA'yı hattrick ile madara etti. Beşiktaş'ın fikstür olabileceklerin en kötüsüydü. CSKA deplasmanında 1 puan için dua etmeye başlasınlar şimdiden. Ayrıca bir sözüm de Star TV'ye; ben bildim bileli M.UTD'dir, M.UN görmedim hiç. BES yazsaydınız o zaman... Neyse, Emre Tilev'e sevgiler.

Bizim Sevilla'ya gösterdiğimiz muameleyi İsviçreliler de yapmış. Reklamsız attı Real 5 golü. Liverpool Münih'in rekora yaklaştı, 21 maçtır rakip filelerde top. Hikaye Milan yendi deplasmanda Marsilya'yı.. Bahisde yatan çok olmuştur. Arsenal de büyük takım olarak kazandı. Liege 2-0 öne geçince acaba dedik. 45 de yenilen gol hemen hemen sinyali çaktı ama iyi direndiler. 78'de elle gelen gol ve ardından tam bir Türk golü yediler. Şu maçta Liege yerine Türk takımı olsa aynı şeyler yaşanırdı muhtemelen. Şöyle bir bakınca, Çeyrek Finale kadar boş maç çok olacak..

7 Eylül 2009 Pazartesi

Kerlon

Topu kafada sektirerek ilerleyen videolarıyla Fenerbahçe'ye transfer edilmişti medyamız tarafından. Önceki FM'nin de en parlak gençlerindendi. O zamanlar Cruzeiro'daydı tabi. 2005 yılında başlamıştı profesyonel futbola. 3 yıl forma giydi burada. 42 maçta 9 gol attı ki forvet için başarısız bir sonuç. Sakatlıktan paçayı kurtaramaması neden olarak gösterilebilir tabi. Moratti'nin oğlunun menajerlik oyunlarındaki yıldızları babasına önererek transferlerin gerçekleştiği efsanesi gündemdeydi bir ara. Inter'e transferi de bu bakış açısıyla düşünülebilir. İtalya'daki non-EU kuralından dolayı oynaması imkansızdı ve Chievo'ya kiralandı. Geçen sene de diz sakatlıklarıyla uğraştı ve sadece 4 maça çıkabildi. Bu sene için de portakalların efsane takımı Ajax'a kiralandı, satın alma opsiyonu da var. Potansiyeli olan bir forvet için gidilebilecek en mükemmel lige gitti Kerlon.

30 Ağustos 2009 Pazar

Giuseppe Meazza

İtalya'nın efsanevi futbolcularından. Milano doğumlu, AC Milan hayranı. Ancak 13 yaşında çok sıska olduğu için kulüp oyuncuyu reddediyor ve bavul toplamadan Inter'e gidiyor. Burada da efsaneleşiyor zaten, Milan sevgisi de kalmamıştır. Tam 13 sene oynuyor lacivert siyahlılarda. 3 senelik Milan ve 2 senelik Juventus maceraları var ardından. Kabrio, şampanya ve hatun delisi. Maçtan önceki geceyi genelevde geçirip, maça da 5 dakika önce gelme lüksüne sahip. Sadece kulüpte değil milli takımda da torpilli; sigara serbest. 34 ve 38 olmak üzere 2 Dünya Kupası kaldırdı ülkesiyle. Ayrıca kişisel sponsoru olan da ilk futbolcu. Inter formasıyla 365 maçta 249 gol kaydetti. Milli takımda ise 53'de 33 gibi temiz bir istatistik. Bu 33 gol hala onu en çok gol atanlarda 2. sırada tutuyor. Yurttışında teknik direktörlük yapan ilk İtalyan. 48-49 Sezonunda Beşiktaş'ı çalıştırdı. 69 yaşına 2 gün kala vefat etti. Milanlılar San Siro dese de Inter için mabedin adı Giuseppe Meazza.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Mário Jardel

Jardel, Gremio'nun altyapısında yetişip 92 yılında şuan eski günlerini arayan Vasco De Gama ile profesyonel futbola adım attı. 4 yıl burada oynayıp yetiştiği kulübe geri dönmüştü Süper Mario. Ardından parladı Porto'da. 2000 yılında Galatasaray'a yaklaşık 25 trilyona transfer oldu. O zaman için çok daha büyük para tabi. 58 gol ile bu resmi de çektirdi üstelik. 35 yaşında şuan. Eski günlerinden epeyce uzak. 14. takımı Ferroviário'dan, bir başka Brezilya takımı America-CE' ye transfer oldu.

26 Ağustos 2009 Çarşamba

West Ham 3-1 Millwall

I'm forever blowing bubbles
Pretty bubbles in the air
They fly so high, nearly reach the sky
Then like my dreams, they fade and die
Fortune's always hiding
I've looked everywhere
I'm forever blowing bubbles
Pretty bubbles in the air
united, united, united..

Dinleyebilirsiniz.

by kbr

25 Ağustos 2009 Salı

Lord Of City

Manchester City, bu sezon aldığı futbolcular ile kadrosunu epeyce genişletti.. Tam 32 futbolcu bulunuyor..

Kaleci : Shay Given, Joe hart, Stuart Taylor
Defans : Tal Ben-Haim, Wayne Bridge, Richard Dunne, Javier Garrido, Shaleum Logan, Nedum Onuoha, Micah Richards, Kolo Toure, Pablo Zabalete, Joleon Lescott, Sylvinho
Orta Saha : Gareth Barry, Nigel de Jong, Kelvin Etuhu, Stephen Ireland, Michael Johnson, Vincent Kompany, Martin Petrov, Vlademir Weiss, Shaun Wright-Phillips
Forvet : Emmanuel Adebayor, Craig Bellamy, Valeri Bojinov, Felipe Caicedo, Jo, Benjani, Robinho, Santa Cruz, Carlos Tevez

Hughes'ın işi zor, hangi birini mutlu edeceksin..

Given-Bridge-Lescott-Toure-Richards-Barry-Jong-Robinho-Tevez-WP-Adebayor..

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Livorno Geliyor


Adana Demirspor yönetimi bir süredir gündemde olan sezon açılış maçı için İtalya'nın Livorno takımını Adana'ya getiriyor. Maç büyük ihtimalle 4 Eylül Cuma günü oynanacak. Uzun süredir Demirsporlu taraftarlar açılış maçı için Livorno'yu istiyorlardı ve sonunda istediklerini elde ettiler. Taraftarların isteklerini kırmayan yönetime de alkışlar gelsin o zaman.
Demirspor Türkiye'de, Livorno da İtalya'da sosyalist düşüncenin futbol tribünlerindeki rengi durumundalar. Belki bulunduğu lig ve Dünya'daki repütasyonu sebebiyle Livorno abi konumunda olabilir. Yaptıkları koreografiler, pankartlar ve atkılarla taraftarının takımın kendisinden önde olduğu kulüplerden biri Livorno. Demirspor da aynı kategori de sayılabilir rahatlıkla tabi.
Şimdiden TRT ve NTV maçı yayınlamak için girişimlerine başlamışlar. Demirspor'un bu maçtan iyi bir gelir etmesi yüksek bir ihtimal olacak gibi. Livorno taraftarı gelir mi gelmez mi henüz belli değil ama eğer gelirlerse müthiş bir atkı takası olacağı kesin. Merakla bekliyoruz artık, 4 Eylül'deki tribünleri.

18 Ağustos 2009 Salı

Lakaplar

EPL' den başlayalım serüvenimize.. En iyi bildiğimiz Red Devils. Kulüp bu ismi kendi seçti, zaten logodan da çıkarılabilir. Charlton, Everton ve Stoke City'nin lakapları yöresel endüstrilerden geliyor. Hull City, Liverpool, Mancester City, Birmingham ve Burnley takımlarınınki çok klasik. Kulüp renklerinin çağrışımlarından yola çıkmışlar..

Arsenal - Gunners, Gooners
Aston Villa - Villains
Birmingham City - Blues
Blackburn Rovers - Rovers, The Riversiders
Bolton Wanderers - Trotters
Burnley - Clarets
Chelsea - Blues, Pensioners
Everton - Toffees, The Toffeemen, Blues
Fulham - Cottagers
Hull City - Tigers
Liverpool - Reds
Mancester City - Citizens, City, Sky Blues
Mancester United - Red Devils
Portsmouth - Pompey
Stoke City - Potters
Sunderland - Black Cats, The Lads, The Mackems
Tottenham Hotspur - Spurs, Cockerels and Lilywhites
West Ham United - Baggies
Wigan Athletic - Hammers, The Irons
Wolverhampton Wanderers - Wolves

14 Ağustos 2009 Cuma

Oylama Hegemonyası

Alman Sport Bild en iyi kaleci anketi açmış sitesinden. Casillas'dan Akinfeev'e, Lloris'den Coupet'e 50 kaleci yer alıyor. İki gün önce Casillas ile Buffon kapışıyordu. Kalecimiz Volkan 32. sıradaydı. Fenerbahçe forumlarına düştü bu oylama. Türk olarak çok severiz tıklamayı, yine affetmedik. Galatasaraylılar duymamış henüz. Haydi tıklamaya devam..

Portre

Jack Andrew Wilshere. 1 Ocak 1992 doğumlu, daha 17 yaşında. Arsene Wenger'in eline düşmüş şanslı genç yeteneklerden biri. 9 yaşında Arsenal camiasına girdi. Ofansif orta saha. Sol ayağını daha etkili kullanıyor ve orta sahanın sağ ve sol kanadında oynayabiliyor. 16 yaşında Şampiyonlar Ligi'nde Dinamo Kiev’e karşı forma giyerek tarihe geçti. U16' da 3, U17' de 8, U19 ve U21' de birer kez olmak üzere 13 kez de milli formayı giydi ve 2 gol attı.

Geçen haftalarda Emirates Cup maçlarında izledim. Atletico Madrid ve Glasgow Rangers maçlarında çok iyiydi. İyi oyununu golleriyle de süsledi. Arsene Wenger’ in bir başka keşfi… Maç sonu yaptığı açıklamalarda da övgü dolu sözlerle bahsetti. Dikkatle izlenmeli diyorum…

by kbr

55 TL!



Geçtiğimiz haftalarda Bağnaz kardeşim Denizli'yi eleştirmişti. Ama tabi nereden bilsin kendi stadında daha beteri olduğunu. Hiç değilse Denizli bize numaralı tribünde yer ayırmıştı. Evet Fenerbahçe'nin bu sezonki bilet politikası belli oldu. Normal lig maçları 55 TL, derbi ve Avrupa maçları da muhtemelen 77 TL. Bu para muhabbetleri olunca işin içinde hep hesaplar yapılır, asgari ücret şudur, filanca ligde kombine fiyatları böyledir, orada burada şunu yapmanın bedeli budur. Ben de yapayım bir tane o yüzden: Fenerbahçe taraftarının stadında maç izlemesi için bir fırın ekmek alacak parası olması lazım bir maç için.

Bu hafta içinde basının da gündeme getirmesiyle taraftarın bilet fiyatlarından duyduğu hoşnutsuzluk yönetimin kulağına gitmiştir mutlaka. Saraçoğlu'nda oluşan ve oluşmaya devam eden atmosferin ne kadar tehlikeli olduğunu başlarına birşey gelince anlayacak herhalde insanlar. Müşteri profili ister istemez yaratılıyor ve kombinesine, biletine yüzlerce, binlerce liralar veren insanlar ister istemez müşteri memnuniyeti de istiyor böyle lüks bir alış veriş için.

Denizli'yi eleştiriyoruz, haklıyız da ama önce kendimizi eleştirmemiz lazım. Bütün takımların, bütün taraftarları koyun olmaktan çıkıp tepkilerini koymalılar artık bu duruma. Yoksa yakında statlar da sahillerimizdeki mekanlar gibi belli insanların mekanı olur gider, biz de futbolu burada değil de İspanya'da falan izlemeye başlarız.

13 Ağustos 2009 Perşembe

Sessiz Arenalar

Olimpiyat Stadı'yla ilgili geçtiğimiz günlerde bir haber çıkmıştı. Dubai takımı kullanım başına 200 TL ödemek üzere 2 aylığına kiralamış. Stadın maliyeti 125 milyon dolar olup, 2500 yıl boyunca her gün antrenman yapsalar bu parayı çıkaramayız. Zaten stat Galatasaray - Fenerbahçe ve CL Finali dışında dolmamıştır da. Yani CL Finali almak için 125 milyon dolar çıktı cebimizden diyebiliriz, başka hiçbir işe yaramadı çünkü. Avrupa Şampiyonası alamazsak ki çok zor başka bir işe de yaramaz. Geçen sene The Guardian gazetesinin yaptığı araştırmayı aktaralım..

1-West Ham Stadı - (Londra-İngiltere): Kapasitesi 119 bin 531. 1930 yılında oynanan Thames-Luton maçına 459 kişi.

2-Asteka Stadı - (Meksika): Kapasitesi 120 bin. 1995-2002 yılları arasındaki Neksaka takımının maçlarını izleyenlerin sayısı 2 bin civarında.

3- Camp Nou Stadı - (Barcelona-İspanya): Kapasitesi 90 binin üstünde. 1992 yılında yapılan Leeds United - Stutgart maçını 7 bin 400 taraftar izledi.

4-Atatürk Olimpiyat Stadyumu - (İstanbul-Türkiye): Kapasitesi 81 bin 283. 9 Aralık’ta yapılan İstanbul Büyükşehir Belediyespor ve Gençlerbirliği maçını sadece 50 kişi izledi.

5-Luzhniki Stadı-(Moskova-Rusya): Kapasitesi 84 bin. Son Torpedo takımının bu stadındaki maçlarına son iki sezonda 3-4 bin kişi katıldı.

6-Westfalen Stadı(Almanya): Kapasitesi 79 bin 028. Borisa Dortmunt-Wuppertal maçının seyircisi sayısı ise 1680 oldu.

7-Herta Berlin Olimpiyat Stadı (Berlin-Almanya): Kapasitesi 73 bin. 1986’da Bundesliga ikinci liginde oynadığı maçlarda izleyici sayısı 1800’e kadar düştü.

8-Delle Alpi Stadı-(Milan-İtalya): 1901-1902 sezonunda oynanan İtalya kupası için oynayan Juventus-Sampdoria maçını 237 kişi izledi.

9-Amsterdam Olimpiyat Stadı (Hollanda): Kapasitesi 61 bin 500. Eylül 1977’de FC Amstedam’ın FC Twente takımıyla oynadığı maça bin 500 tane seyirci katıldı.

10-Nissan Stadyumu(Yokohama-Japonya): Kapasitesi 72 bin 372. Stat 1998’den bu yana Yokohama Marinos takımı tarafından kullanılıyor. Ortalama seyirci sayısı 19 bin 165.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Sir Robert William #2


“Onları Küçümsemedik. Sadece düşündüğümüzden çok daha iyi çıktılar”
Bobby Robson