
Benim hemşeri yine coşmuş.. Fenerbahçe'den iyiyiz demiş.. Carlos geldiğinde ona da vardı iki çift lafı, ne beklersin.
Spor dallarının en üst seviyesi hep Fenerbahçe'nin elindedir.. Federasyonlar, hakem komiteleri, medya.. Yanlış karar ile hakemler senelerdir Fenerbahçe'yi şampiyon yaparlar. Kazandığımız bütün derbiler, rakip takıma çıkan kırmızı kartlar, attığımız ofsayttan goller, neler neler.. İşin garibi Fenerbahçe'ye bu kadar yardım yataklık yapan adamları medya hiç ama hiç eleştirmez. Gıkları çıkmaz! Hıncal Uluç'tan Rıdvan Dilmen'e herkes Galatasaray ve Beşiktaş'ın lehine yapılan hataları gündeme getirir. Bütün spor programlarında Fenerbahçe'nin pozisyonları es geçilir, diğer rakip takımların hatalı kazançları yüzlerine vurulur. Aziz Yıldırım'ı bunlar da tatmin etmeyecek ki sürekli yabancı hakemlerin ülkemize gelmesi gerektiğini savunur.
Önceki hafta Galatasaray - Beşiktaş maçında yaşanan el pozisyonundan sonra çalınmayan düdük ve gelmesi gereken kırmızı kart es geçilirken pek fazla gündeme gelmemişti. Bu hafta aynı olayın ters versiyonu yaşandı. Bu kez Galatasaray'ın alehineydi pozisyon. Beşiktaş maçındaki pozisyon çok daha netti. Eğer iki pozisyon da izlenirse hangisinin hakemler tarafından çok daha açık gözükebileceği ortaya çıkacaktır. Leo Franco'nun pozisyonunu yardımcı hakemin görmeme gibi bir olasılığı yok. Ancak, Ali Güneş el ile o kadar güzel vuruyor ki, kafası hakemlerin eli görmesini engelleyebilir. Yardımcı hakem ters tarafta olsaydı bu görüş çürütülebilirdi ancak az çok futbol oynamış adam anlayacaktır izleyince. Bir de başka açıdan bakalım. Türkiye'de ortada tartışmalı bir pozisyon varsa - Leo Franco - tahmin edilen takımların lehine karar verilir. Ancak, bu pozisyonların o takımların lehine kararı için bırakın yüzde yüz garantiyi, yüzde 50 olasılık bile yeterlidir.
Sabri Sarıoğlu'nun Fenerbahçe versiyonu.. Bir insan Sabri bile iyidir diyebiliyorsa, Uğur için yapacak pek bir şey yoktur. O insan da benim. Rest çekmiş, kimsin birader sen. Ben nasıl oynamam kaprisini yapabilecek gücü nerden buluyor? Fenerbahçe'yi masonlar yönetiyor da bu adam o grubun üyesi mi? Daniel Alves'ten hızlı olmanın kredisi kaç sezondur? Aziz Yıldırım'ın üvey evladı mı? Bu soruları çokça arttırabilirim... Amatör kulüpte oynasa, maç çıkışı ağzını burnunu kırarlar bu adamın. Sevmiyorum lan seni.
Bir spor medyası, spor kulübü ya da taraftar topluluğu düşünelim ki bağıra bağıra dünyanın en önemli yıldızlarından olabilecek kapasitede bir sporcu yetişirken, performans gösterirken ismini bile bilmiyorlardı bu çocuğun. Altyapılarda bu denli dominant benim bildiğim diğer oyuncu Ricky Rubio vardı. Kendisi de zaten bu sene 5. sıradan seçildi draftlerde.
Böyle iddialar ve açıklamalarla geçti geçen hafta. Son olarak 3. olduğumuz Avrupa Gençler Şampiyonasında inanılmaz ribaund istatistiği ve skorer oyunuyla En Değerli Oyuncu ödülünü alan Enes'i kaptırmış olduk sonuçta.Yukarıda da geçen seneki yıldızlar finalinde Efes'e karşı olan istatistiği mevcut (46 sayı 26 ribaund). Kendisi gelişimini lineer olarak sürdürebilirse Avrupa basketbolunun en önemli yıldızı olabilecek konumda bir oyuncu. Fenerbahçe'de 9 profesyonel karşılaşmaya çıkıp, NCAA'de 9 maç ceza alacak olmasına karşın, o yolunu çizdi. Üstelik bu kararı alırken de çok iyi bir Fenerbahçeli olduğunu belirtmesine rağmen. Bundan sonrası için ona şans dilemek ve desteklemek de bize düşen görev olacak artık.
Alman Sport Bild en iyi kaleci anketi açmış sitesinden. Casillas'dan Akinfeev'e, Lloris'den Coupet'e 50 kaleci yer alıyor. İki gün önce Casillas ile Buffon kapışıyordu. Kalecimiz Volkan 32. sıradaydı. Fenerbahçe forumlarına düştü bu oylama. Türk olarak çok severiz tıklamayı, yine affetmedik. Galatasaraylılar duymamış henüz. Haydi tıklamaya devam..

Geçtiğimiz haftalarda Bağnaz kardeşim Denizli'yi eleştirmişti. Ama tabi nereden bilsin kendi stadında daha beteri olduğunu. Hiç değilse Denizli bize numaralı tribünde yer ayırmıştı. Evet Fenerbahçe'nin bu sezonki bilet politikası belli oldu. Normal lig maçları 55 TL, derbi ve Avrupa maçları da muhtemelen 77 TL. Bu para muhabbetleri olunca işin içinde hep hesaplar yapılır, asgari ücret şudur, filanca ligde kombine fiyatları böyledir, orada burada şunu yapmanın bedeli budur. Ben de yapayım bir tane o yüzden: Fenerbahçe taraftarının stadında maç izlemesi için bir fırın ekmek alacak parası olması lazım bir maç için.
Bu hafta içinde basının da gündeme getirmesiyle taraftarın bilet fiyatlarından duyduğu hoşnutsuzluk yönetimin kulağına gitmiştir mutlaka. Saraçoğlu'nda oluşan ve oluşmaya devam eden atmosferin ne kadar tehlikeli olduğunu başlarına birşey gelince anlayacak herhalde insanlar. Müşteri profili ister istemez yaratılıyor ve kombinesine, biletine yüzlerce, binlerce liralar veren insanlar ister istemez müşteri memnuniyeti de istiyor böyle lüks bir alış veriş için.
Denizli'yi eleştiriyoruz, haklıyız da ama önce kendimizi eleştirmemiz lazım. Bütün takımların, bütün taraftarları koyun olmaktan çıkıp tepkilerini koymalılar artık bu duruma. Yoksa yakında statlar da sahillerimizdeki mekanlar gibi belli insanların mekanı olur gider, biz de futbolu burada değil de İspanya'da falan izlemeye başlarız.
Fenerbahçe'nin iki yıldız futbolcusu, kaptan Cihat Arman ile değişilmez sol açığı golcü Halit Deringör, 1947 başlarında yedek subay olarak askerliklerini yapmak üzere kulüpten ayrılmak zorunda kalıyorlar...
23 Nisan 1947 günü Vefa ile oynayacakları maç öncesi, Şeref Stadı soyunma odası kapısında görünen Ruhi Karaduman, yönetici Dağlaroğlu'na ''Lefter'i getirdim,dışarıda...'' dedi. Dağlaroğlu dışarı çıkıp merdiven başında duran, kısa boylu, çelimsiz, karakuru genci görünce, futbolcuya benzetemediği genç için Karaduma'a usulca ''Yahu bundan da futbolcu olur mu?.. Ama yine de Salı günkü antrenmana bir getiriver!..'' dedi.
İşte ilerleyen zaman sürecinde 1947 ile 1965 yıllar arası 18 yılda tam 615 kez giydiği Fenerbahçe formasıyla rakip filelere 423 gol, 51 kez şerefle taşıdığı ay-yıldızlı formayla da 22 gol atıp, evrensel boyutlarda ad şöhret olup ''Futbol Ordinaryüsü'' ünvanını hak eden yaşayan efsane Lefter Küçükandonyadis'in ilginç transfer hikayesi...

Denizlispor deplasmanına gitmek isteyenler bu banknotu gözden çıkaracak, tabii ki sadece bilet için. Sezonun ilk maçı, millet parasını biriktirmiştir nasılsa dimi.. Kadıköy'de yoluyorlar biz niye esirgeyelim görüşü hakim, haklılar tabi. Ayrıca 100 TL' ye Kasımpaşa tribünlerinden kombine alabilirsiniz.


Sonbahar-kış kreasyonunu beğendim; öyle sanıyorum ki Kiğılı’nın kreatörleri işe yaramış ve günlük hayatta giyilecek birçok ürün ortaya çıkmış, bazıları abercrombie çakması gibi dursa da. Ama aynı Kiğılı kreatörleri keşke formaların kreasyonuna da el atsaymış da Adidas-Fenerium yetkililerinden oluşan kurul o formaları çıkarmasaymış. Her sene farklı forma çeşitleri ile karşımıza çıkan Tülin Şahin (kendisi Fenerbahçe’nin kadrolu mankeni oldu sanırsam) ve güzel arkadaşları bu sefer klasik ve daha kötü bir çubuklu, daha 2 yıl öncesinde gördüğümüz çubuklu sarı-beyazın daha kötüsü ve ne renk olduğu belli olmayan, üzerinde fosforlu birşeyler olan, armanın yer aldığı forma. Yani klasik çubuklu ve sarı-beyaz kötü; 3. forma da tartışılır. Çubukluda ‘avea’ yazısının garipliğinden arayıp da bulamadığım tasviri muchos yaptı: ‘’PES formaları gibi olmuş.’’ Lansmanda gördüğümüz formaların arkasındaki ÜLKER yazısının Feneriumlarda satılan formalarda yer almaması sevindirici bir gelişme olsa da; o yazı, birkaç yıl sonra forma arkasına da reklam alacağımızın üzücü habecisi.
Bir yıl boyunca gazetelerde,maçlarda,televizyonlarda göreceğimiz formalarımız belli oldu neticede içimize sinse de sinmese de. Dünyanın en iyi formasıyla 6 yemişliğimiz de var; dünyanın en kötü formasıyla 6 atmışlığımız da... Hayırlı, uğurlu olsun da ne olursa olsun.


Klasik Çubuklu, kuruluş ve arma.. Arma dışındakileri biliyoruz zaten. Arma da sade ve şık olmuş bana göre. Ancak daha güzelini bekliyor insan. Her sezon başı aynı heyecan ama sonunda tatmin olamamanın verdiği burukluk mevcut. Adidas ile mi ilgilidir yoksa ben mi abartı düşünüyorum bilemiyorum. Bir de Türk Bayrağı olmayacaksa formalarda armanın ortada olması daha bir cazip geliyor bana. Sanki daha estetik, böyle sol taraf bomboş duruyor... Dos Santos ile Cristian'a da formalar yakışmış...